Bir İnsan Neden Her Şeyden Sıkılır? Antropolojik Bir Derinlik Yolculuğu Bir antropolog olarak dünyanın dört bir yanında aynı sorunun yankılandığını duydum: “Artık hiçbir şey ilgimi çekmiyor.” Bu söz, yalnızca modern bireyin değil, insanlığın kolektif bir iç çekişidir. Her kültür, sıkılmayı farklı biçimlerde yaşamış ve anlamlandırmıştır. Kimi topluluklar bunu ruhun dinlenme anı olarak görmüş, kimileri ise anlam kaybının işareti saymıştır. Bugün, “her şeyden sıkılmak” olgusunu bir psikolojik sorun değil, bir antropolojik fenomen olarak ele alalım. Çünkü sıkılmak, yalnızca bir bireysel deneyim değil; ritüellerin, sembollerin ve kimliklerin zayıfladığı bir çağın aynasıdır. Ritüellerin Erozyonu: Anlamın Kaybolduğu Nokta Her toplum, yaşamın sıradanlığını kutsallaştıran ritüeller…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Celal Kalyoncu Kimdir? Mizahın, Stratejinin ve Empatinin Kesiştiği Nokta! Haydi dürüst olalım… “Celal Kalyoncu kimdir?” diye Google’a yazarken içimizden bir ses “Kesin ya çok ciddi bir iş insanı ya da gizli bir kahraman çıkacak” diyor, değil mi? Ama belki de Celal Kalyoncu, hayatı fazla ciddiye almayan, kahvesini stratejik planlarla değil, dost sohbetleriyle yudumlayan biridir! Bu yazıda Celal Kalyoncu’nun kim olduğundan çok, onun karakterinden yola çıkarak hayata nasıl tebessümle bakabileceğimizi konuşacağız. Çünkü bazen bir isim, sadece bir isim değildir — bir mizah anlayışı, bir vizyon, bir hikâyedir. — Celal Kalyoncu: Ciddiyetin Altında Gizlenen Mizah Bir düşünelim… Celal Kalyoncu’nun sabahları aynaya bakarken…
Yorum BırakKelimelerin Gölgesinde: Aç Gözlü Kime Denir? Bir edebiyatçının kaleminde kelimeler yalnızca harflerden ibaret değildir; onlar insan ruhunun kıvrımlarında yankılanan anlam titreşimleridir. Her kelime bir karakter, her cümle bir sahnedir. Açgözlülük de bu sahnelerin en eski temalarından biridir — insanın doymazlığını, arzusunu ve kendine yenilme hâlini anlatır. Bu yazıda “Aç gözlü kime denir?” sorusuna, sözlüklerin ötesine geçen bir edebi gözle yaklaşacağız. Çünkü edebiyatta açgözlülük yalnızca mal hırsı değil; anlam, sevgi, iktidar ya da ölümsüzlük arzusunun derin bir yansımasıdır. Bir Kavramın Edebî Yolculuğu Açgözlülük, insanın tarih boyunca en çok yazdığı günahlardan biridir. Dante’nin İlahi Komedya’sında hırsa kapılan ruhlar ağırlıklarla cezalandırılır; Shakespeare’in oyunlarında…
Yorum Bırak12 Ocak Ne Kandili? Bilimsel Merakla Maneviyatın Kesiştiği Nokta Merakla Başlayan Bir Yolculuk: İnanç ve Bilimin Ortak Alanı 12 Ocak geldiğinde pek çok kişi aynı soruyu soruyor: “Bugün ne kandili?” Takvimlere baktığımızda, bu tarih Mevlid, Berat, Regaip ya da Miraç gibi önemli kandil gecelerine denk gelmiyor olabilir. Ancak bu durum, konunun önemini azaltmaz. Aksine, tam da burada bilimsel merak devreye girer. İnsanlık tarihinin en eski sorularından biri olan “Neden kutsal zamanlara ihtiyaç duyarız?” sorusu, yalnızca dinî değil; aynı zamanda biyolojik, psikolojik ve sosyolojik bir araştırma alanıdır. Bu yazıda, 12 Ocak ve kandil kavramını bilimsel bir mercekten inceleyerek hem aklımızı hem…
Yorum BırakIrilmek Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten İnsan Davranışlarını Çözümlemek İnsan davranışlarını anlamak, her zaman karmaşık ve bazen de şaşırtıcı olmuştur. Bir psikolog olarak, insanların bilinçli ya da bilinçsiz olarak sergiledikleri davranışları anlamaya çalışırken, ardında yatan psikolojik motivasyonları ve toplumsal faktörleri keşfetmek bana hep ilginç gelmiştir. Bugün, dilimize yerleşmiş bir kelime olan “irilmek” üzerine derinlemesine bir inceleme yapacağız. Hangi duygusal ve bilişsel süreçler bu kelimenin psikolojik anlamını şekillendirir? Toplumsal olarak nasıl algılanır ve bu anlamlar bireylerin kişisel gelişim süreçlerine nasıl etki eder? Irilmek Nedir? Kelimeler, toplumdaki algılarımızı şekillendirirken, “irilmek” kelimesi genellikle büyümek, gelişmek veya daha büyük bir hale gelmek anlamında kullanılır.…
Yorum BırakIngilizce Çeviri “Gezmek” Ne Demek? Tarihsel Bir Bakış ve Toplumsal Dönüşüm Bir tarihçi olarak, geçmişi anlamak sadece eski metinleri okumakla sınırlı değildir; geçmişle günümüz arasında köprüler kurmak, insanların geçmişte nasıl yaşadığını ve dünyayı nasıl algıladığını anlamak da en az kadar önemlidir. Bazen, basit bir kelime bile zaman içinde büyük değişimlerin ve toplumsal dönüşümlerin bir yansıması olabilir. Bu yazıda, Türkçedeki “gezmek” kelimesinin İngilizce çevirisini ele alarak, hem dildeki evrimi hem de tarihsel bağlamda anlamını keşfetmeye çalışacağız. Gezmek Ne Demek? Dil ve Anlamın Zaman İçindeki Değişimi “Gezmek” kelimesi Türkçeye çok yaygın bir şekilde yerleşmiş bir sözcük olup, temelde bir yerden başka bir…
Yorum BırakGöksel Ne Zaman Ünlü Oldu? Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak, toplumların sesine kulak verdiğimizde müziğin yalnızca bir sanat formu olmadığını, aynı zamanda bir ritüel, bir sembol ve bir kimlik göstergesi olduğunu görürüz. Kültürel yapılar arasında dolaşırken, bir şarkıcının popülerliğe yükselişi sadece bireysel bir başarı öyküsü değil, toplumsal bir dönüşümün aynasıdır. İşte Göksel’in ünlü oluş hikâyesi, tam da bu kültürel derinlikte anlam kazanır. Bir Toplumun Ritmi: Göksel’in Sahneye Çıkışı 1990’ların sonunda Türk pop müziği sahnesi, küreselleşmenin etkisiyle hızla değişiyordu. Kadın sanatçılar, erkek egemen müzik dünyasında kendi seslerini duyurmaya başlıyor; duygular, kimlikler ve beden politikaları yeniden şekilleniyordu. Göksel’in sahneye çıkışı da…
Yorum BırakGökan İsminin Anlamı Nedir? Toplumsal Kimliğin ve Cinsiyet Rollerinin Sosyolojik İzleri Toplumsal yapıları incelerken, bazen bir ismin bile nasıl bir kültürel kod taşıyıcısı olduğunu fark ederiz. Her isim, doğduğu toplumun değerlerini, beklentilerini ve kimlik inşasını sessizce yansıtır. Bir araştırmacı olarak, insanların birbirlerine hitap biçimlerinin bile toplumsal düzeni yeniden ürettiğine inanırım. Bu çerçevede, “Gökan” ismi yalnızca bir ses dizisi değil, bir toplumsal anlamlar bütünüdür. Peki gerçekten Gökan isminin anlamı nedir? Bu sorunun cevabı, dilin ötesine uzanır — toplumsal normlardan, cinsiyet rollerine ve kültürel pratiklere kadar geniş bir alanı kapsar. Gökan: Göğün Saflığından Gelen Anlam Dilbilimsel olarak “Gökan”, “gök” (yücelik, yükseklik, kutsallık)…
Yorum BırakMerhaba sevgili okur, tek bir soruyu farklı açılardan kurcalamayı seven biri olarak bugün “Hanbelilik hangi yorum içerisindedir?” meselesine birlikte bakmak istiyorum. Kimi okuyucular veriye, haritaya, kronolojiye tutunmayı sever; kimileri ise bunun gündelik yaşama, ilişkilerimize ve toplumsal hayata nasıl yansıdığıyla ilgilenir. Gel, iki yaklaşımı da masaya koyalım; samimi ve serbest bir sohbette buluşalım. Hanbelilik hangi yorum içerisindedir? (Kısa ve net cevap) Hanbelilik, İslam fıkhında Ehl-i Sünnet çatısı altındaki dört Sünni mezhepten biridir (Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli). Hukuk (fıkıh) alanında nas merkezli (Kur’an ve sahih hadis odaklı) bir yaklaşımı benimser; akâidde (inançta) ise tarihsel olarak Ehl-i Hadis/Athari çizgiyle özdeşleşir. Bu, “metinlerin açık…
Yorum BırakBugün size bir hikâye anlatmak istiyorum… Tozlu bir kütüphanenin raflarından değil, yüzyıllar öncesinden, bir kalbin sabrından süzülen bir hikâye. Adı Ahmed bin Hanbel. Kimilerine göre bir âlim, kimilerine göre bir direniş sembolü. Ama aslında, insanın inandığı bir söz uğruna nasıl dimdik durabileceğinin öyküsü. Sorumuz basit: Ahmed bin Hanbel selefi mi? Ama cevabı, sadece kitaplarda değil, insanın direncinde saklı. Bir Şehir, Bir Fırtına ve Bir Adam Bağdat’ın sokaklarında rüzgâr tozla karışıyordu. Bir yanda yeni fikirler, tartışmalar, “akıl mı üstün, vahiy mi?” sorularının yankısı… Öte yanda, sessiz ama sarsılmaz bir bilgin: Ahmed bin Hanbel. Halk onu sade giyimiyle, ağırbaşlı yürüyüşüyle tanırdı. Ama…
Yorum Bırak