Kaç Çeşit Selvi Ağacı Vardır? Edebiyatın Sessiz Tanığına Bir Yolculuk Bir edebiyatçı olarak inanırım ki, kelimeler yalnızca anlatmaz; dönüştürür, hatırlatır, bazen de susarak konuşur. Selvi ağacı da tıpkı bir kelime gibidir: hem bir semboldür hem de bir duygunun, bir hikâyenin, bir hatıranın taşıyıcısı. “Kaç çeşit selvi ağacı vardır?” sorusu botanik bir merak gibi görünse de, edebiyatın dünyasında bu soru çok daha derin bir anlama sahiptir. Çünkü her selvi ağacı, bir karakterin sessizliği, bir şiirin gölgesi, bir hikâyenin mezarı ya da bir aşkın bekleyişidir. Selvi Ağacının Edebî Kimliği: Gölgeyle Işık Arasında Edebiyat tarihinde selvi ağacı her zaman iki uç duygunun sembolü…
Yorum BırakKategori: Makaleler
İstanbul’da Kaç Tane Helikopter Pisti Var? Tarihin Kanat Sesleri Arasında Bir Şehrin Dönüşümü Bir tarihçi olarak bazen soruların basit görünen yüzü, derin bir geçmişin yankılarını taşır. “İstanbul’da kaç tane helikopter pisti var?” sorusu da aslında yalnızca bir sayı arayışı değildir; modernleşmenin, teknolojinin ve toplumsal dönüşümün sessiz tanığı olan bir şehrin hikâyesine açılan bir kapıdır. Bu satırlarda, gökyüzüyle yer arasındaki ince çizgide ilerleyerek, İstanbul’un zamana karşı yürüyen hikâyesini anlatmak istiyorum. Gökyüzüne Uzanan İlk Adımlar: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Ulaşımın Evrimi İstanbul, yüzyıllar boyunca kara, deniz ve hava yollarının kesiştiği bir şehir olmuştur. Osmanlı döneminde ulaşım, Haliç’in sularında süzülen kayıklardan ve kervan yollarında ilerleyen…
Yorum BırakHepimiz hayatımızda bir şekilde duygularını yoğun yaşayan insanlarla karşılaşırız. Kimi bu insanlara “romantik” der, kimi “hassas ruh” olarak tanımlar, kimileri ise “fazla duygusal” diye mesafeli yaklaşır. Peki aslında çok duygusal insanlara ne denir? İşte bu soruya farklı açılardan bakmayı seviyorum. Çünkü tanımlar, bakış açıları ve hatta cinsiyet temelli yaklaşımlar bile değişiyor. Gelin bu konuda birlikte düşünelim. Çok Duygusal İnsanlara Ne Denir? Duygusal insanları tanımlarken genellikle “empatik”, “hassas”, “duyarlı” ya da “romantik” gibi kelimeler kullanılır. Fakat bu tanımların her biri farklı bir yaklaşımı temsil eder. Bazı insanlar duygusallığı bir güç olarak görürken, bazıları da zayıflık olarak algılayabiliyor. İşte tam bu noktada…
Yorum BırakHıştırma Ne Demek? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzenin Sessiz Dili Bir Siyaset Bilimcinin Gözünden: Gücün Fısıltısı mı, Direnişin Sesi mi? Toplumsal düzenin en ince çatlaklarında yankılanan bir kavram var: hıştırma. Günlük dilde genellikle bir fısıltı, bir huzursuzluk sesi olarak duyulsa da, siyaset bilimi açısından bakıldığında hıştırma aslında sessiz bir politik eylemdir. Güç ilişkilerinin gölgesinde kalan, söylenmeyeni söyleyen, ama doğrudan meydan okumayan bir ifade biçimidir. Bu yönüyle hıştırma, sadece bireysel bir tepki değil, aynı zamanda bir mikro direniş biçimidir. Modern toplumlarda, iktidar sadece yasalarla değil, davranış kalıpları ve toplumsal kabullerle de kendini yeniden üretir. Bu yeniden üretimin içinde hıştırma, bir tür…
Yorum BırakYarkent Hanlığı Türk mü? Evet, Hayır ve Yanlış Sorunun Kendisinden Başlayalım İddiam şu: “Yarkent Hanlığı Türk mü?” sorusu, bugünün ulus kavramını 16. yüzyılın siyasetine yamamak ve bu yüzden hem eksik hem yanıltıcı. Yine de evet—Hanlığın dili Türkî (Çağatay), nüvesi yerli Türk dilli topluluklar ve yönetici zümre “Türkleşmiş” bir Cengizli geleneğin devamı. Ama aynı anda hayır—hanedan kendisini Cengiz soyuna dayandıran Moghulistan çizgisinden geliyor. Bu gerilimi kabul etmeden verilecek her cevap yüzeyde kalır. Gel, bu gerilimi birlikte açalım. Kısa Arka Plan: Kuruluş, Dil, Hanedan Yarkent (Yarkand) Hanlığı 1514’te Sultan Said Han tarafından kuruldu; hanedan, doğrudan Çağatay Han soyundan gelen ve zamanla Türkleşen…
Yorum BırakHEZL Nedir? Eğitimde ve Öğrenmede Dönüştürücü Bir Kavram Giriş: Öğrenmenin Gücü ve HEZL’in Yeri Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin dünyaya bakış açılarını değiştiren, onları dönüştüren bir süreçtir. Bir eğitimci olarak, öğrencilerin sadece akademik bilgilerini değil, aynı zamanda düşünme biçimlerini ve değerlerini de şekillendirmelerine yardımcı olmayı hedefliyorum. Öğrenmenin gücü, insanları hem bireysel hem de toplumsal düzeyde dönüştürebilecek bir potansiyele sahiptir. Ancak bazen eğitimde, dönüştürücü gücün daha derin anlamlarını çözümlemek gerekir. İşte tam da burada karşımıza HEZL çıkar. Peki, HEZL nedir? Eğitimde nasıl bir rol oynar ve pedagojik açıdan neden bu kadar önemlidir? Bu yazıda, HEZL kavramının ne anlama…
Yorum BırakHele Ne Demek Osmanlıca? Toplumsal Dillerin Sosyolojik İzinde Toplumun dilini anlamak, aslında onun ruhunu anlamaktır. Bir araştırmacı olarak her kelimenin, yalnızca bir anlam değil, bir toplumsal ilişki biçimi taşıdığını gördüğümde dilin ne kadar canlı bir organizma olduğunu fark ettim. Kimi kelimeler doğar, kimileri unutulur; bazıları ise tıpkı insan ilişkileri gibi anlam değiştirir. “Hele” kelimesi de bunlardan biridir. Bugün çoğumuzun gündelik dilde farkında olmadan kullandığı bu sözcük, Osmanlıca kökeniyle yalnızca bir “ara kelime” değil; toplumun duygusal ve kültürel reflekslerini taşıyan bir göstergedir. Peki, “Hele” Osmanlıca’da ne anlama gelir ve bu kelime toplumsal yapı içinde nasıl bir rol oynar? — Osmanlıca’da “Hele”:…
Yorum BırakHabibi Ne Anlama Gelir? Kelimenin Aşk ve Anlam Atlasında Bir Yolculuk Kelime… Zamanın ötesinden gelen, insanın kalbine dokunan bir titreşimdir. Her kelime bir hikâye taşır; bazen bir kıtanın rüzgârını, bazen bir kalbin sızısını… “Habibi” kelimesi de bu türden sözcüklerdendir — yalnızca bir hitap değil, bir duygunun, bir özlemin, hatta bir medeniyetin yankısıdır. Edebiyatın gözünden bakıldığında “habibi”, sevginin dildeki en saf ve evrensel biçimidir. Bir Arapça sözcük olarak “sevgilim”, “canım”, “azizim” anlamına gelir. Fakat bu anlamın ardında bir ses, bir dokunuş, bir çağrı gizlidir. Habibi: Duygunun Sesi, Dilin Mucizesi “Habibi” kelimesini telaffuz ederken bile bir müzikalite hissedilir. Harflerin akışı yumuşaktır, sesi…
Yorum BırakHaber ve Dilek Kipi Nedir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Pedagojik Bir Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Dilin Pedagojik Önemi Eğitim, sadece bilgi aktarmaktan çok daha fazlasıdır; öğrenme, bireyi dönüştüren ve toplumu şekillendiren bir süreçtir. Bu süreçte dilin rolü, öğrencilerin dünyayı nasıl algıladıklarını ve ifade ettiklerini etkileyen kritik bir faktördür. Dil, düşüncelerimizin, duygularımızın ve isteklerimizin bir yansımasıdır. Öğrenme teorileri ve pedagojik yöntemler, dilin öğrenme sürecindeki etkisini ve bireysel/toplumsal etkilerini anlamamıza yardımcı olur. Bugün, dilin önemli bir boyutunu, yani kipleri ve özellikle haber ve dilek kiplerini ele alacağız. Bu kipler, dilin gücünü kullanarak insanların düşüncelerini, isteklerini ve olgusal durumu nasıl ifade ettiklerini…
Yorum BırakOsmanlı Devleti’nde Kanunname Nedir? Bilimsel Merakla Tarihin Hukuki Haritasına Yolculuk Tarih yalnızca savaşların, padişahların veya fetihlerin kronolojisi değildir; aynı zamanda toplumun nasıl düzenlendiğini, adaletin nasıl sağlandığını ve devletin nasıl işlediğini anlamanın da anahtarıdır. Eğer sen de benim gibi geçmişi yalnızca “ne oldu” diye değil, “nasıl oldu” ve “neden böyle oldu” diye merak edenlerdensen, bugün birlikte Osmanlı Devleti’nin hukuk sisteminin temel taşlarından biri olan kanunname kavramını keşfedeceğiz. — Kanunname Nedir? Osmanlı Hukuk Düzeninin Temel Taşlarından Biri Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi ve toplumsal yapısı sadece şeriat (İslam hukuku) üzerinden işlemedi. Bunun yanında, devletin idari, mali ve sosyal düzenini sağlamak amacıyla çıkarılan kanunnameler, yani…
Yorum Bırak