Motion Plus: Siyaset Bilimi Perspektifinden İnceleme Toplumlar tarihsel olarak iktidar ilişkileri ve toplumsal düzen etrafında şekillenir. Güç, genellikle görünmeyen bir ağ gibi toplumsal yapıyı örer, bireylerin davranışlarını ve düşüncelerini etkiler. Bu bağlamda, toplumsal yapılar içinde yer alan güç dinamikleri, kurumlar ve ideolojiler, toplumların nasıl işlediğini ve bireylerin bu düzende nasıl yer aldığını belirler. Bugün, bu ilişkiler üzerine konuşurken, “Motion Plus” kavramını siyasetin derinliklerine yerleştireceğiz. Motion Plus, başlangıçta bir teknoloji terimi olarak bilinse de, bu kavramın daha geniş bir çerçevede nasıl anlam kazandığını ve toplumsal, siyasal yapılarla nasıl örtüştüğünü irdelemek ilginç bir fikir olabilir. Eğer bu terimi siyasetin içinde düşündüğümüzde, aslında…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Cansel İsmi ve Ekonomik Perspektif: Seçimlerin Ardındaki Derin Dinamikler Ekonomi, daha çok sayıda insanın sınırlandırılmış kaynaklar etrafında şekillenen tercihler yapmasıyla ilgilidir. Her seçim, bir fırsat maliyeti taşır. İnsanlar her gün karşılarına çıkan seçeneklerden birini tercih etmek zorunda kalırken, her seçimde kaybettikleri alternatifin bedelini de hissederler. Bu bağlamda “Cansel” ismi, adeta bir sembol haline gelir; zira bu ismi taşıyan kişiler de tıpkı diğer herkes gibi, seçimlerin ve kıt kaynakların etkisiyle biçimlenen bir hayat yaşarlar. Ancak bu yazıda, “Cansel” isminin ekonomik perspektiften nasıl analiz edilebileceğini, mikroekonomik, makroekonomik ve davranışsal açıdan ele alacağız. Mikroekonomi: Bireysel Seçimler ve Kıt Kaynaklar Mikroekonomi, bireylerin ve işletmelerin…
Yorum BırakBir Şeyi Nasıl Pazarlanır? Pedagojik Bir Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Hayatımızın her anında, farkında olmadan ya da bilinçli bir şekilde, sürekli olarak bir şeyler öğreniyoruz. Bu öğrenme süreci, bazen kitaplardan, bazen deneyimlerden, bazen de başkalarından gelir. Öğrenme, bireyleri dönüştüren, şekillendiren ve yeni perspektifler kazandıran bir güçtür. Peki, bir şeyin gerçekten nasıl etkili bir şekilde öğrenildiğini, anlamının ne olduğunu ve içselleştirildiğini düşündüğümüzde, bir ürünün veya bir fikrin pazarlanma sürecinin de aslında öğrenme süreçleriyle benzer dinamiklere sahip olduğunu görebilir miyiz? Pazarlama, sadece bir ürünün veya hizmetin satılması değil, aynı zamanda insanların o ürüne, markaya veya fikre nasıl bağlandığının, nasıl benimsediklerinin bir…
Yorum BırakÇağrı Merkezi Departmanı Ne İş Yapar? (Beni Buldular, Beni Buldular!) Hadi itiraf edeyim, çağrı merkezi hakkında yazmak oldukça tuhaf bir iş. Çünkü bir yandan “Bunlar ne iş yapar ya?” derken, diğer yandan da içimde, çağrı merkezi çalışanlarına olan derin saygımı anlatmaya çalışıyorum. Bunu yazarken, bir de sürekli “çağrı merkezi departmanı ne iş yapar?” sorusu beynimde dönüp duruyor. Ama hemen söyleyeyim, belki de bu yazıyı okuyarak daha derin bir anlayış kazanabilirim, kim bilir? Yani, belki bir çağrı merkezi çalışanı ile tanışıp, hayatımı değiştirecek bir hayat dersi alırım (şu an yazarken bunu ciddi ciddi düşünüyorum, ama pek de inandırıcı değil). Çağrı Merkezi…
Yorum BırakFotoğraftaki Kişinin Kim Olduğunu Bulma: Sadece Bir Resim mi? İzmir’de yaşıyorum ve buranın ne kadar canlı, enerjik ve insanı bazen hem eğlendiren hem de düşündüren bir yer olduğunu bilirsiniz. Burası, insanın hem rahatlayıp hem de sürekli düşünüp sorguladığı bir şehir. Ve her gün karşılaştığım o “Fotoğraftaki kişinin kim olduğunu bulma?” türündeki ilginç ve bazen komik durumlar, gerçekten hayatı daha eğlenceli hale getiriyor. Hani bir fotoğrafı gördüğünüzde, “Bu kim ya?” diye sormak zorunda kalırsınız ya, işte o anlar! Ama tabii, bu soruyu sadece sosyal medya paylaşımlarında değil, daha pek çok yerde de soruyoruz. Gündelik hayatta, arkadaş ortamlarında, hatta bazen yalnız başımıza…
Yorum BırakBir gün, bir kapının önünde durduğunuzu hayal edin. Kapının ardında ne olduğunu bilmiyorsunuz; sadece size “sevk edildiniz” denmiş. Geri dönmek mümkün mü, yoksa bu bir yönelim mi, bir zorunluluk mu? İşte tam bu belirsizlik anında felsefe devreye girer. Çünkü “sevk edilmek” gündelik bir idari ifade olmanın ötesinde, insanın iradesi, bilgisi ve varoluşuyla doğrudan temas eden bir kavramdır. Etik, epistemoloji ve ontoloji; bu temasın farklı yüzlerini aydınlatır. Sevk Edilmek Ne Demek? Gündelik dilde “sevk edilmek”, bir yerden başka bir yere gönderilmek, yönlendirilmek ya da aktarılmak anlamına gelir. Bir hastanın başka bir hastaneye sevk edilmesi, bir çalışanın başka bir birime sevk edilmesi…
Yorum BırakEk Takipsizlik Nedir? İktidar, Demokrasi ve Katılım Üzerine Bir Siyaset Bilimi Perspektifi Toplumları yöneten güçler, ne kadar görünür ve açık olurlarsa olsun, her zaman daha derin, belirsiz ve gizli olan biçimlerle işlev görürler. Politik iktidar, karar verme süreçlerini sadece yasalar ve düzenlemelerle değil, aynı zamanda bireylerin gözlemlerinin, tepkilerinin ve toplumsal davranışlarının yönlendirilmesiyle de şekillendirir. Peki, “ek takipsizlik” adı verilen bir kavram, bu toplumsal ve siyasal süreçlere nasıl etki eder? Takipsizlik, iktidar ilişkilerinin ve yurttaşların katılımının ne denli derinlikli bir şekilde sorgulanması gerektiğini gösteren önemli bir fenomen olabilir. Bu yazıda, “ek takipsizlik” kavramını ele alacak ve bu olgunun, siyasal iktidar, toplumdaki…
Yorum BırakDelüzyonel Olmak Nedir? Tarihsel Bir Perspektiften İnceleme Geçmişi anlamak, yalnızca eski olayları öğrenmek değil, bu olayların bugünkü dünyamızı nasıl şekillendirdiğini ve toplumsal yapıları nasıl dönüştürdüğünü anlamaktır. İnsanlık, her ne kadar zamanla değişse de, geçmişin izlerini taşır. Bu izler, bazen toplumsal, bazen psikolojik, bazen de bireysel düzeyde kendini gösterir. Delüzyonel olmak, yani gerçeği yanlış bir biçimde algılamak ve gerçeklikle uyumsuz düşüncelerle hareket etmek, tarihteki pek çok dönemde önemli bir toplumsal ve bireysel olgu olmuştur. Bu yazıda, delüzyonel olmanın tarihsel bir bakış açısıyla nasıl şekillendiğini ve değişen toplumsal koşullarda nasıl bir anlam kazandığını ele alacağız. Delüzyonel Olmanın Tanımı: Psikolojiden Topluma Delüzyonel düşünceler,…
Yorum BırakŞahsa Bağlı Haklar: Tarihten Günümüze Bir Değişim ve Dönüşüm Geçmişin Peşinden… Bugüne Yolculuk Bir tarihçi olarak, her dönemi anlamaya çalışırken en çok dikkat ettiğim şey, insanların toplumlarıyla olan ilişkilerinin nasıl evrildiğidir. Geçmişin derinliklerinde, her bir dönüm noktası bir diğerini etkilemiş, bir halkın ya da devletin yaşam biçimi, toplumsal yapıları değiştiren en temel faktörlerden biri olmuştur. Şahsa bağlı haklar, tarihsel olarak oldukça ilginç bir konu olmasına rağmen günümüzde hâlâ fazlasıyla geçerliliğini koruyor. Bugün, bireylerin bazı hakları devlet ya da toplumdan bağımsız olarak, tamamen kendi kişisel varlıklarıyla bağlantılıdır. Peki, bu hakların temeli nerelere dayanıyor? Geçmişten bugüne, şahsa bağlı hakların toplumsal ve hukuki…
Yorum Bırakİvme Nedir? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan davranışlarını çözümlemek, insan zihninin derinliklerine inmeyi gerektirir. Bazen bir davranışın arkasında mantıklı bir açıklama bulmak zor olabilir; ancak çoğu zaman, hareketlerimizin hızlanması ya da yavaşlaması, yaşamımızdaki içsel ve dışsal faktörlerin bir sonucudur. Psikologlar için bu “hızlanma” veya “yavaşlama” fenomeni, sadece fiziksel bir kavram olmanın ötesine geçer. İvme, duygularımızda, düşüncelerimizde ve sosyal etkileşimlerimizde nasıl bir rol oynar? İnsan davranışının değişim hızı, bilişsel, duygusal ve sosyal boyutlarıyla nasıl şekillenir? Bu yazıda, ivmeyi psikolojik bir perspektiften inceleyecek ve bu kavramın insan yaşamındaki derin etkilerini keşfedeceğiz. İvme Nedir? Psikolojik Bir Kavram Olarak İvme İvme, bir hareketin hızındaki…
Yorum Bırak